msgbartop
Çekirdeğine kadar bilgi paylaşımı…
msgbarbottom

01 Mar 08 Yarı Yarıya

Bektaşinin birini ramazanda içki içtiği için yakapaça kadıya götürürler. Çakırkeyif Bektaşi’yi görür görmez kadı :
- Behey kafir ! Bu yaşta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun ? Bilmiyor musun haram olduğunu ?, der.
- Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır, diye karşılık verir Bektaşi.

Kadı :
- Bunun içine pamuk katarlar.

Bektaşi :
- Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar.

01 Mar 08 Veresiye

Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca :
- Namaz saati ! demiş, başlamış namaz kılmaya. Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam. Bektaşinin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş:
- Yahu bu ne uzun namaz böyle ?
- Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim !
(daha fazla…)

01 Mar 08 Üzüm Bağı

Sultan Abdülmecid bir gün Boğaziçi’nde büyük bir bağın tam ortasındaki köşkünde oturan bir Bektaşi babasını ziyarete gitmiş. Bektaşi, o gün komşu bağdaki bir arkadaşını ziyarete gitmiş. O dönünceye kadar padişah bağın hertarafını dolaşmış. Bektaşi dönünce karşılıklı konuşmaya başlamışlar;
(daha fazla…)

01 Mar 08 Uğursuzluk

Avcı Sultan Mehmet bir gün adamlarıyla beraber akşama kadar bir keklik bile vuramaz. Bunun sebebini de, sabahleyin gördüğü bir dervişin uğursuzluğuna bağlar. Solaklara seslenir. Saraydan cıkarken, şu şu tipte, sivri külahlı, sırtı kambur birinin önünden geçtiğini ve hemen bu adamı bulmaları emrini verir. Tarife göre Bektaşi babalarından ayyaş Hamza Babayı yaka paça huzura getirirler. Sultan :

- Bre uğursuz, nabekar ! Bugün sabahleyin karşıma çıktın. Bu yüzden akşama kadar bir ava rastlayamadım. Bu ne uğursuzluktur.Vurun kellesini.
Bektaşi bakar ki kelle elden gidiyor. Son bir dileğini açıklamak için söz alır :

- A devletlum siz beni gördünüz bir keklik vuramadınız. Ama insaf ediniz, benim de bugün ilk gördüğüm sizdiniz ve kellemi kaybediyorum. Söyleyin, uğursuzluk hangimizde !

01 Mar 08 Tüccar Merkeb

Bir Bektaşi, merkebine odun yükleyip şehre gelirken karşıdan tüccar kılıklı iki adam peyda olarak :

- Şu zındıkla alay edelim, diye Bektaşiye yanaşıp selam verince Bektaşi de durur, merkebi de. Tüccarlar işaretle :
- Bu eşeğin ne düşünüyor ?

- Odun taşımaktan yorgun düştü de, artık kasabada ticaret yapmayı düşünüyor !