Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış. Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış:
- Baksana, yahu ! Sen yanlış bir iş yapıyorsun. Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba.
Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
- Sen neden bağırmıyorsun ? diye soracak oldu. Deli:
- Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot:
- Aman çok güzel ! diye sevindi.
Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün ! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok. Dehşetle sordu:
- Öğrencilerin nerede ?
- Dersleri bitti. Hepsini evlerine gönderdim !
İki deli arasında konuşuyormuş:
- Saat kaç ?
- Beş var
- Kaça beş var ?
- Bilmiyorum, akrebini kaybettim.
Kendini bilim adamı sanan bir deli pirelerle deney yapıyor. Pireye “sıçra” diyor, pire sıçrıyor, “zıpla” diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve “zıpla” diyor, pire yine zıplıyor.
- Rapor 1: Pire kanatları koparılmış olarak zıplayabiliyor.
Bu defa ayaklarını koparıyor ve “zıpla” diyor, pirede hareket yok. Bir daha “zıpla” diyor yine hareket yok:
- Rapor 2: Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında.
- Bunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi, demişler.
Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler:
- Buyrun beyler, yiyiniz. demişler.
Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
- Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor !