Astronom Güneş tutulmasını izlemek için Afrika’ya gitmişti. Yamyamların eline düştü. Onu bir direğe bağladılar ve başına bir nöbetçi diktiler. Nöbetçiyle çat-pat konuşmaya çalıştı;
- Bana ne yapacaksınız ?
- Seni yiyeceğiz.
- Beni ne zaman yemeyi düşünüyorsunuz ?
- Yarın öğle yemeğinde.
“Harika!” diye geçirdi aklından astronom. Ertesi gün öğle üzeri Güneş tutulması olacağını biliyordu. “Bunlara Güneş’e hükmedebilen bir tanrı olduğumu kanıtlayabilirsem paçayı kurtarırım.”
- Ama biraz gecikebilir, diye devam etti nöbetçi,
- Çünkü yarın önemli bir gün. Öğle üzeri bütün kabile hep birlikte Güneş tutulmasını izleyeceğiz de.
Hayvansever bir kekeme birgün Topağacında yürürken yolun ortasında bir at ölüsü görür ve hemen karakola telefon eder. Polise;
- Buuurrddaaa biiirrrr aaattt ölllüüssüü vvaarr, der polis nerede diye sorar. Kekeme anlatmaya çalışır.
- Tooooooppp…
Polis:
- Topkapıda mı ? der
- Haaaayyyııııırrr
Polis sinirlenerek telefonu kapatır. 5 dakika sonra kekeme tekrar arar ve:
- Buuuuuurrrrddaaa biiiiirrrr aaattt öllüüüsssüü vaaaaarrrr, der
Polis tekrar nerede diye sorar. Kekeme:
- Toooooooopp… diye başlar. Polis yine sinirlenerek telefonu kapatır. Kekeme bir kaç kez daha arar aynı şeyleri söyler ve sonunda polis telefonu kapatır. Aradan 2 saat geçer ve bu süre içinde kekeme hiç aramaz, Polis tam kurtuldum diye düşünürken kekeme tekrar arar ve:
-Buuuurrrddddaaaa bbbiiiiiiirrrr aaattttttt öölllüüssssüüü vaaaaaarrrrrr, der.
Polis tekrar sorar nerede Topkapı damı diye. Kekeme cevap verir:
- Ooorrrraaaaayyyyyyaa ggöööööötttüüürrrdddüüümmmmm !
Adamın teki bara gider ve barmenden 1 viski ister. Barmen viskiyi verir, tam o sırada barın taa öbur köşesinden bir tavşan koşa koşa gelir ve sol ayağını adamın viskisinin içine sokar ve kaçar. Adam koşar kıllanır ve yeni bir viski daha ister. Yine aynı tavşan koşa koşa gelir ve sol ayağını içkiye sokup kaçar. Adam yine tiksinir ve 1 tane daha yeni içki ister ve yine aynı tavşan gelir. Adam sonunda dayanamaz ve barmene :
- Şu demin koşup sol ayağına viskime batıran tavşanı gördünüz mü ? der. Barmen:
- Hayır ama bir de piyaniste sorun o bilir belki, der. Bunun üstüne adam gidip piyaniste:
- Şu sol ayağını viskime sokup kaçan tavşanı biliyor musunuz ? der, piyanist de cevap verir:
- Hayır ama belki biraz mırıldanırsanız hatırlarım !
Sakıp Sabancı Ağa’ya bir gün demişler ki:
- Ağa bu dünyada her şey güllük gülüstanlık. Nereye baksak her tarafta senin şirketleri, fabrikaları görüyoruz (mar-SA, yün-Sa, las-SA, toyota-SA). Burada işin iş. Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden ?
Sakıp Ağa gülmüş:
- Öte yanda da işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda i-SA, diğer tarafımızda mu-SA …
Adam barda gördüğü güzel bir bayanla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kıza yaklaştı ve, “biraz konuşabilir miyiz, acaba ?” dedi. Kız birden haykırdı:
- Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim.
Adam utancından yerin dibine girmişti. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu.
Bir süre sonra kız ona yaklaştı. Gülümseyerek,
- Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum.
Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi:
- Ne ? Gecesi 200 dolar mı ? Deli misin sen ?