Kimya laboratuvarında bir öğrenci potasyum hidroksit çözeltisi hazırlayacaktı. Büyük bir potasyum külçesini bir kova suya atmaya karar verdi. Hoca tam zamanında olayı fark ederek öğrencinin yanına yaklaştı ve ona ne yapmak istediğini sordu. Öğrenci ne yapmak istediğini söyleyince ona:
- Potasyumu koymadan önce, kovadaki suyu 5 dakika karıştırman gerekir.
- Niçin ? diye sordu öğrenci.
- Çünkü bu bana binadan kaçmak için gereken yeterli zamanı verecek.
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı:
- Oğlum ne oldu gözüne ? Düştün mü yoksa ?
- Hayır düşmedim. Arkadaşım Orhan’la dövüştük. Ben de yarın onun gözünü şişireceğim !
Annesi yatıştırmaya çalıştı:
- Sakın ha ! Dövüşmek iyi birşey değil. Ben sana yarın pasta çörek vereyim. Arkadaşına da ver, barışın. Güzel güzel oynayın olmaz mı ?
- Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:
- Yine ne oldu ?
- Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor !
Öğretmen, tarih dersinde Hasan’a sordu :
- Bana yüzyıl önce olmayan birkaç şey söyle bakalım.
Hasan düşündü :
- Örneğin ben yoktum, dedi.
Öğretmen güldü :
- Biliyorum senin olmadığını, dedi ve başka örnekler vermesini istedi.
- Örneğin siz de yoktunuz !
Birinci sınıf öğrencisi okuldan dönünce annesine:
- Bugün öğretmen bize atlardan söz etti. Ama ben atın ne olduğunu hala anlayamadım, dedi.
- Neden ? diye sordu annesi.
- Öğretmen; Atın yavrusuna tay, dişisine kısrak, erkeğine aygır derler, dedi.
- Bunda anlaşılmayacak ne var çocuğum ?
- Peki anneciğim, ne zaman ata at diyorlar ?
Matematikçi ve mühendis bir fizikçinin verdiği konferanstaydı. Konferansın konusu 9, 12 ve daha da büyük boyutlu uzaylarda meydana gelen fiziksel proseslerle ilgili Kaluza-Klein teorileriydi. Matematikçi oturmuş ve konuşmayı zevkle dinlerken mühendis kaşlarını çatmış ve kafası karışmış bir haldeydi. Konuşmanın sonuna doğru mühendisin başı ağrıyordu. Konuşma bitince matematikçi ne kadar harika konuşma olduğu yorumunu yaptı. Mühendis:
- Bütün bunları nasıl anlayabiliyorsun ?
- Bu prosesi hayal edebiliyorum.
- Nasıl oluyor da 9 boyutlu uzayda gerçekleşen bir şeyi hayal edebiliyorsun ?
- Basit, olayı önce N boyutlu uzayda görüyorum, sonra N’yi 9′a gönderiyorum.