Kendisi ve O
Temmuz 2, 2008 at 9:38 pm yapan Bronx (Bronx, Dökülenler, Yazdıklarım)
Nedense artık, hiçbirşey hiçbirkimse gibi olmasada kendibaşına bile belkide gelecek zamanda olabilir gibi bir kelime ile geçiştirildiğinin farkında bile olamayabilirdi, Soğuk bir rüzgar esiyordu sadece, hızlı adımlarla oradan kaçmak ister gibi bir hali vardı, elinde sigarası bu son içişim olur inşallah diyerek adımlarını sıklaştırarak oradan uzaklaşma çabası halindeydi,
Kendi halindeydi bir zamanlar, şimdilerde ise kendi halindemiydi değilmiydi belli değildi, nerden başladım ben bu sigaraya diyerek dumanını birkez daha çekti içine, birini bekler gibi bir hali vardı, ama sanırım beklemiyordu, peki ben düşüncelerini nerden biliyordum onun ?
Bilemezdim, sadece ve sadece ikimiz aynı kişiydik, ben oydum o bendim,
- Neden
- Bilmem sence ?
- Ben bilsem sana sorarmıydım..
Çelişkiler hep bu şekildeydi, asla bir taraf haklı çıkmıyordu. haklı çıksa ne olacaktı ki ? haklı çıkan olsada olmasada sonuç aynıydı, üzerine düşen neyse onu yapıyor gibiydi…
Keyfi olmadığı zamanlar suratı herzaman ekşi, kaşları çatık olurdu, saati 24 saat düzenine göreydi, standartları sevmez, alışılagelmişliğe pek önem vermezdi, sadece kendi bildikleri ve onun bildikleri önemliydi, ” o ” dediğide kendiydi.. Nasıl bir akılalmazlıktı bu ?
Kimsenin aklına gelmeyen onun aklına gelebilirdide, kendisi için var olanla yok olan arasında fark vardı fakat onun için yoktu, o sadece onun bildiklerini düzenler ve kopyalayıp yapıştırırdı, kendisi ise hiç bir zaman kendi yaptıklarından emin bile değildi, aradan uzun yıllar geçsede bu böyle kalacak hiçbirşey değişmeyecekti…
Issız yolda yürürken ona sorular soruyor kendisindeki sentezlerle karşılaştırıp doğrularını bulmaya çalışıyordu, ya kendisi mantıklıydı yada o mantıklıydı, ona göre mantık kavramı çok değişikti.. mantık neydiki ? anlamsız birşeydi o sanki başka bir dünyadan gelmişti, beynin sağ lobuyum ben diyordu, kendisi ise sol lob olmalıydı o zaman, o kendisini sağ ilan ettiğine göre.. ne oluyordu bir çelişki vardı, çok sık kavga yapıyorlardı ama bırbırlerıne asla zarar veremıyorlardı…
Gecenin soğuğunda sessiz adımlarla evine doğru ilerliyor, gözlerini kaldırım taşlarının aralarındaki pisliklerde gezdirerek nefes almaya çalışıyordu, Ay sanki Güneş gibi sıcaklık veriyordu.. Bir sigara daha içeyim diyerek çakmağına götürdü elini fakat oda ne çakmak yerine kibrit vardı, olsun sigarasını yakabilecekti ya, sigarayı yaksında çakmakla yada pürmüzle yada kibritle ne farkederdiki, sonuç olarak sigara yandıktan sonra onun vazifesi bitiyor, görevini tütüne bırakıyordu, vücudu zehirleme görevini..
- Halkaya bak dağın tepesinde, ne halkası onlar acaba ?
- Yıldız kümelerine benziyor ama ne oldukları hakkında en ufak bir fikrim bile yok
- Yuvarlaklar ard ardına yanıp sönüyor
İnsan eğildiği zaman halkaları daha rahat gorebılıyordu böyle bir halka kümesi daha önce hiç görülmemişti, yanıp yanıp sönüyorlar, yuvarlak şekiller oluşturuyorlar ve dahada önemlisi bir dağın en ucunda oluşan bir hale kümesi gibi duruyorlardı, bunu gören sadece ikisiydi, sadece ve sadece iki göz bakıyordu oraya..
Hapishaneden farksız gibiydi görüntüsü ama tamamen farklı bir oluşumu vardı, dışarıdan bakıldığı zaman blok blok betonlar üst üste dizilmiş, kimsenin kaçmasına imkan yokmuş gibi duruyordu. İçeride insanlar doluydu ve hepsinin farklı farklı özellikleri vardı, sanki bu insanlar buraya zorla getirilmiş gibiydi, üstlerinde deneyler uygulanıyordu, kendime geldiğim zaman sanki bir çatışmanın ortasında gibiydim, ne olduğunu bile anlamadan birisi koluma girerek beni bir yere doğru sürüklemeye başlamıştı. Hiç Kimse Konuşmuyordu. konuşan insanlar bu yapıya ait olmayan buraya zorla getirilen insanlar olduğu belliydi, Bir bilgisayar odasına girdiğimiz zaman bilgisayardan bir ses geldi ;
- O Nerde ?
Bilgisayar banamı sormuştu bu soruyu yoksa başka birşeylermi oluyordu anlamış değildim, Tekrar aynı dijital ses tonuyla ;
- O nerde ?
- Bana mı soruyorsun diye kekeledim, yanımda beni oraya sürükleyen gardiyan tipli insanın kolundan kurtulmaya çalışarak.
Aynı dijital ses tonu ;
- O Sen değilmisin ?
- O kim ?
- Sen O Sun
bu arada o nerelerdeydi belli değildi sanırım burda olmanın korkusu ile zihninin derinliklerine inmiş ve bir daha çıkmak istemiyor gibi duruyordu. Tekrar Sordum;
- Kim ?
- O ?
- O Kim lan ?
Bilgisayar afallamış gibi duruyordu. ” lan ” tanımlanamayan kelime tipi diye boğuk bir biplemeyle karışık cevap verdi. Ama Kendisini çabuk toparladı;
- O Nerde ?
- Sen Kimsin ?
- P4 2.8 , 3 gb ddr
- hö ?
Gün hiç doğmayacak sanmıştım. uyandığımda saçma sapan bir rüya gördüğümü anlamam hiçte zor olmamıştı.. İşe Doğru giderken sigaramın dumanından fısır fısır çekiyordum bile…
Kendi kendime geldim, kendime kendi, bana yani..